<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Piraziz Şerefli Köyü</title>
	<atom:link href="http://serefli.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serefli.org</link>
	<description>Giresun Piraziz Şerefli Köyü Yardımlaşma Dayanışma ve Kalkındırma Derneği</description>
	<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 09:41:20 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ŞEREFLİ KÖYLÜLER KAZA YAPTI</title>
		<link>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/serefli-koyluler-kaza-yapti/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/serefli-koyluler-kaza-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 09:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şerefli Köyü Derneği Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[şereli köylüler kaza yaptı 2 ölü 2 yaralı giresun piraz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serefli.org/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Giresundan dönerken bulancak fatoğlu un fabrikasının önünden bulancak şehir içine girerken ahmet karakılıç yönetimindeki otomobil karsı yönden gelen oto ile çarpışması sonucu şerefli köyünden köy heyetimizden mehmet kandemir ve isak kandemir olay yerinde hakın rahmetine kavuşmuştur. Ahmet karakılıç ve ahmet kandemir ağır yaralanmıştır. Ordu devlet hastanesinde tedavi altında. Cenazeler 10.08.2008 öğlen namazına mütabiken şerefli köyü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Giresundan dönerken bulancak fatoğlu un fabrikasının önünden bulancak şehir içine girerken ahmet karakılıç yönetimindeki otomobil karsı yönden gelen oto ile çarpışması sonucu şerefli köyünden köy heyetimizden mehmet kandemir ve isak kandemir olay yerinde hakın rahmetine kavuşmuştur. Ahmet karakılıç ve ahmet kandemir ağır yaralanmıştır. Ordu devlet hastanesinde tedavi altında. Cenazeler 10.08.2008 öğlen namazına mütabiken şerefli köyü merkez caminden kılınacak namazla defnedilecektir. Dernek yönetim kurulu olarak allahtan rahmet sevenlerine baş sağlığı diliyoruz, yaralılarada acil şifalar diliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/serefli-koyluler-kaza-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>giresun piraziz şerefli köyü derneğinin ismi değişiyor</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/giresun-piraziz-serefli-koyu-derneginin-ismi-degisiyor/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/giresun-piraziz-serefli-koyu-derneginin-ismi-degisiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 12:51:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serefli.org/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[serefli köyü dernek başkanı fahri bekçi şerefli köyünün kültür ve turizm açısından isminin değiştireleceğini ve turizm açısından köyümüzü tüm türkiyeye ve avrupaya tanıtacagını söyledi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/08/100_4714_11.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-111" title="100_4714_11" src="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/08/100_4714_11-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>serefli köyü dernek başkanı fahri bekçi şerefli köyünün kültür ve turizm açısından isminin değiştireleceğini ve turizm açısından köyümüzü tüm türkiyeye ve avrupaya tanıtacagını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/giresun-piraziz-serefli-koyu-derneginin-ismi-degisiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MEŞEPUARI ŞENLİK AĞASI HAKAN YAZGAN</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/mesepuari-senlik-agasi-hakan-yazgan/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/mesepuari-senlik-agasi-hakan-yazgan/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 14:42:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serefli.org/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Hakan yazgan 1969 batman doğumlu olup aslen şanlıurfa hüranlıdır. Lise mezunu evli ve 2 çocuk babasıdır. Ankarada ikamet etmektedir. Yaspet asvalt sa.ltd.şti. Altında motur yağları fabrikası ile kırıkkale organize sanayi bölgesinde faliyet göstermektedir. 10 yıldır giresun bölgesinde ve il özel idaresinin asvalt nakli ve temini işleri ile iştiğal etmektedir.Karadeniz bölgesini ve karadenizlilere gönül bağı olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hakan yazgan 1969 batman doğumlu olup aslen şanlıurfa hüranlıdır. Lise mezunu evli ve 2 çocuk babasıdır. Ankarada ikamet etmektedir. Yaspet asvalt sa.ltd.şti. Altında motur yağları fabrikası ile kırıkkale organize sanayi bölgesinde faliyet göstermektedir. 10 yıldır giresun bölgesinde ve il özel idaresinin asvalt nakli ve temini işleri ile iştiğal etmektedir.Karadeniz bölgesini ve karadenizlilere gönül bağı olduğunu ve her fırsatta karadeniz ve karadenizlileri her yerde ve her zaman karadenizli gibi anlatır. Onların adına karadenizin reklamını en iyi şekilde karadenizli gibi tanıtır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/mesepuari-senlik-agasi-hakan-yazgan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>7.Uluslararası Meşepuarı Fındık Festivali</title>
		<link>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/7uluslararasi-mesepuari-findik-festivali/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/7uluslararasi-mesepuari-findik-festivali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 12:38:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şerefli Köyü Derneği Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serefli.org/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[
7. Uluslarası Meşepuarı fındık festivali 19 temuz cumartesi kıranyatak mekiinde görkemli havayi fişek gösterisi ile başladı.(45 dk.) 20 temmuz pazar günü festival alanında elifcenin sahne alması ile başlayan festival yoğun yamur altında protokol konuşmaları,ağalık secimi,çok sayıda sanatcı konserleri ile son buldu. festivalden geride aklımızda kalan hala alana giden yolların çamur bataklığı olduğu. Dernek başkanımızın yoğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-014.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-92" title="ozel-014" src="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-014.jpg" alt="" width="500" height="374" /></a></p>
<p><span id="more-94"></span>7. Uluslarası Meşepuarı fındık festivali 19 temuz cumartesi kıranyatak mekiinde görkemli havayi fişek gösterisi ile başladı.(45 dk.) 20 temmuz pazar günü festival alanında elifcenin sahne alması ile başlayan festival yoğun yamur altında protokol konuşmaları,ağalık secimi,çok sayıda sanatcı konserleri ile son buldu. festivalden geride aklımızda kalan hala alana giden yolların çamur bataklığı olduğu. Dernek başkanımızın yoğun şekilde birokratlarla görüşmesi sonucu ancak son gün bir kıreyder alması sonucu birazcık düzetlme yapılabildi ama cumartesi akşam yağmurun yağması yolları tamamen kullanılmaz hale getirdi.Yinede buda niyet önemli olduğu ortaya cıktı.Yoğun yamura karşı alana giren araç sayısı 400-500 olarak tahmin ediliyor.Şerefli köyü derneği olarak bütün katılan arkadaşlara ve emeği gecen herkese teşekkür ediyoruz.<a href="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-062.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-93" title="ozel-062" src="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-062.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a><a href="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-003.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-90" title="ozel-003" src="http://www.serefli.org/wp-content/uploads/2008/07/ozel-003.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/7uluslararasi-mesepuari-findik-festivali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>meşepuar 7. ağasını seçti.</title>
		<link>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/mesepuar-7-agasini-secti/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/mesepuar-7-agasini-secti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2008 13:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şerefli Köyü Derneği Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[7. uluslararası meşepuarı fındık şenliğinin 7.ağası piraziz belediye başkanı hasan şenelin vekaletiyle 10 bin ytl karşılığında  urfalı iş adamı hakan yazgan beye verilmiştir
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>7. uluslararası meşepuarı fındık şenliğinin 7.ağası piraziz belediye başkanı hasan şenelin vekaletiyle 10 bin ytl karşılığında  urfalı iş adamı hakan yazgan beye verilmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/mesepuar-7-agasini-secti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ZEYNEP BAŞKAN MEŞEPUARINDA</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/zeynep-baskan-mesepuarinda/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/zeynep-baskan-mesepuarinda/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 16:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/kategorilenmemis/zeynep-baskan-mesepuarinda/</guid>
		<description><![CDATA[
7.Uluslararası Meşepuarı Fındık Şenliği ve Kültürel Etkinlikleri komite başkanı Fahri Bekçi
Zeynep Başkan&#8217;ın 20 Temmuz 2008 de Meşepuarda olacağını söyledi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.serefli.org/anil2.jpg" alt="" width="435" height="573" /></p>
<p>7.Uluslararası Meşepuarı Fındık Şenliği ve Kültürel Etkinlikleri komite başkanı Fahri Bekçi</p>
<p>Zeynep Başkan&#8217;ın 20 Temmuz 2008 de Meşepuarda olacağını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/zeynep-baskan-mesepuarinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ULUSLARARASI MEŞEPUARI FESTİVALİ HAZIRLIKLARI TAMAMLANDI</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/uluslararasi-mesepuari-festivali-hazirliklari-tamamlandi/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/uluslararasi-mesepuari-festivali-hazirliklari-tamamlandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 08:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[hasan şenel]]></category>

		<category><![CDATA[meşepınarı şenliği]]></category>

		<category><![CDATA[meşepuarı şenliği]]></category>

		<category><![CDATA[piraziz şenliği]]></category>

		<category><![CDATA[rıfat gürsoy]]></category>

		<category><![CDATA[şerefli]]></category>

		<category><![CDATA[şerefli köyü]]></category>

		<category><![CDATA[tayip erdoğan abdullah gül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/kategorilenmemis/uluslararasi-mesepuari-festivali-hazirliklari-tamamlandi/</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yıl yedincisi yapılacak olan piraziz meşepuarı fıkdık şenliği ve kültürel etkinliği hazırlık aşaması tamamlandı.Bu yıl piraziz belediyesi,Bozat belediyesi ve Şerefli köyü derneği 18-19-20 temuz tarihlerinde festival yapılmasını karara bağlamışlardı.Bu mütabiken hazırlıklar kısa zamanda tamamlandı.
&#160;


Geçtiğimiz yıl iki beldiyeninde etkinlik düzenlememesi dikkat cektiği için bu yıl derneğimizle görüşerek etkinlik içinde yer alacaklarını bildirdiler.Pirazizi piraziz Belediyesi,Bozatı bozat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.serefli.org/haber/mesepuarana.jpg" alt="meşepuar" height="136" width="400" /></p>
<p>Bu yıl yedincisi yapılacak olan piraziz meşepuarı fıkdık şenliği ve kültürel etkinliği hazırlık aşaması tamamlandı.Bu yıl piraziz belediyesi,Bozat belediyesi ve Şerefli köyü derneği 18-19-20 temuz tarihlerinde festival yapılmasını karara bağlamışlardı.Bu mütabiken hazırlıklar kısa zamanda tamamlandı.</p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>
<p><span id="more-75"></span></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.serefli.org/haber/mesepuar7.jpg" alt="meşepuar" /></p>
<p>Geçtiğimiz yıl iki beldiyeninde etkinlik düzenlememesi dikkat cektiği için bu yıl derneğimizle görüşerek etkinlik içinde yer alacaklarını bildirdiler.Pirazizi piraziz Belediyesi,Bozatı bozat belediyesi,meşepuarı Şerefli köyü derneği yapmaktadır.Derneğimiz 11 adet sanatcı ve hak oyunu ekibi ile anlaşma yapılmıştır.Köyümüzdeki şenliğe 18 temuz tarihinde istanbuldan otubus gidecektir 20 temuz akşamı geri dönüşü olacaktır.Bununla ilgilenen köylülerimizin der.yön.kur.üyesi sema şahinden bilgi alabilirler gsm0535 772 09 87</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/uluslararasi-mesepuari-festivali-hazirliklari-tamamlandi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DR.REŞAT BAHATA DERNEK YÖNETİMİNDEN ZİYARET</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/drresat-bahata-dernek-ziyareti/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/drresat-bahata-dernek-ziyareti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 13:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[bahat sağlık grubu]]></category>

		<category><![CDATA[batı bahat]]></category>

		<category><![CDATA[dr.reşat bahat]]></category>

		<category><![CDATA[tayip erdoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/kategorilenmemis/drresat-bahata-dernek-ziyareti/</guid>
		<description><![CDATA[
Dernek yönetim kurulu başkanımız fahri bekci ve yönetim kurulu üyelerimizden sema şahin ve ali kemal bekci bahat hastane yönetim kurulu başkan reşat bahatı ofisinde ziyaret ederek  önümüzdeki günlerde yapılacak olan meşepuar fındık festivali için fikir istişaresinde bulundular. Hocamız dernek yöneticilerimizi yapmış olduğunuz bu kültür hizmetinden dolayı kutladıklarını dile getirdiler ve bize düşen ne varsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.serefli.org/haber/bahat.jpg" alt="Bahat Hospital Reşat Bahat" height="324" width="463" /></p>
<p>Dernek yönetim kurulu başkanımız fahri bekci ve yönetim kurulu üyelerimizden sema şahin ve ali kemal bekci bahat hastane yönetim kurulu başkan reşat bahatı <span id="more-74"></span>ofisinde ziyaret ederek  önümüzdeki günlerde yapılacak olan meşepuar fındık festivali için fikir istişaresinde bulundular. Hocamız dernek yöneticilerimizi yapmış olduğunuz bu kültür hizmetinden dolayı kutladıklarını dile getirdiler ve bize düşen ne varsa yapmaya hazırız dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/drresat-bahata-dernek-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ŞENLİK AĞASINA YÖNETİM ZİYARETİ</title>
		<link>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/senlik-agasina-yonetim-ziyareti/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/senlik-agasina-yonetim-ziyareti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 17:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[ağa]]></category>

		<category><![CDATA[festival]]></category>

		<category><![CDATA[fındık]]></category>

		<category><![CDATA[giresun]]></category>

		<category><![CDATA[lokman çağrıcı]]></category>

		<category><![CDATA[murat aydın]]></category>

		<category><![CDATA[şenlik]]></category>

		<category><![CDATA[tayip erdoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/kategorilenmemis/senlik-agasina-yonetim-ziyareti/</guid>
		<description><![CDATA[
Piraziz meşe puarı 4 üncü fındık ağsı bu yıl 7 incisi düzenlencek olan meşepuarı fındık şenliği ağlığına talibim dedi. Aksu nakliyat yönetim kurulu başkanı olan iskender akyürek &#8216;i ofisinde ziyaret eden dernek başkanımız ve yönetim kurulu üyelerimiz katkılarından dolayı iskender akyüreye teşekkür ettiler.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.serefli.org/haber/iskender.jpg" /></p>
<p>Piraziz meşe puarı 4 üncü fındık ağsı bu yıl 7 incisi düzenlencek olan meşepuarı fındık şenliği ağlığına talibim dedi. Aksu nakliyat yönetim kurulu başkanı olan iskender akyürek &#8216;i ofisinde ziyaret eden dernek başkanımız ve yönetim kurulu üyelerimiz katkılarından dolayı iskender akyüreye teşekkür ettiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/kategorilenmemis/senlik-agasina-yonetim-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşanan Bir Öykü Rıfat Gürsoy Bozat Belediye Başkanı</title>
		<link>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/yasanan-bir-oyku-rifat-gursoy-bozat-belediye-baskani/</link>
		<comments>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/yasanan-bir-oyku-rifat-gursoy-bozat-belediye-baskani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 17:42:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şerefli Köyü Derneği Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[bozat]]></category>

		<category><![CDATA[bozat belediyesi]]></category>

		<category><![CDATA[rıfat gürsoy]]></category>

		<category><![CDATA[şerefli köyü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serefli.org/serefli-koyu-dernegi/yasanan-bir-oyku-rifat-gursoy-bozat-belediye-baskani/</guid>
		<description><![CDATA[Yedi sayısını yaşamı boyunca hiç sevmedi. Bu sayıyı her duyduğunda dolu dolu olurdu gözleri. Hayatının önemli bir bölümünü dağlarda, yaylalarda yeşil çayırlarda geçiren bu kadında bilmediğim anlayamadığım bir giz olduğunu düşünürdüm. İlkbaharın gelişini iple çeker, arada bir dağlardan karın kalkıp kalkmadığıyla ilgili kestirimlerde bulunurdu. Ah bir bahar gelse, alsa sürüyü çıksa dağlara, uzun bir yolculuktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"><span style="font-family: Verdana; color: black">Yedi sayısını yaşamı boyunca hiç sevmedi. Bu sayıyı her duyduğunda dolu dolu olurdu gözleri. Hayatının önemli bir bölümünü dağlarda, yaylalarda yeşil çayırlarda</span><span id="more-72"></span><span style="font-family: Verdana; color: black"> geçiren bu kadında bilmediğim anlayamadığım bir giz olduğunu düşünürdüm. İlkbaharın gelişini iple çeker, arada bir dağlardan karın kalkıp kalkmadığıyla ilgili kestirimlerde bulunurdu. Ah bir bahar gelse, alsa sürüyü çıksa dağlara, uzun bir yolculuktan sonra Karadeniz’in güzelim Karagöl yaylalarına. Böyle düşündüğünü bunun için can attığını bilirdim. Yayla mevsimi yaklaştığında yüzünün rengi değişir sanki hep hüzün kaplı olan çehresi aydınlanırdı. Bu arzusu nedense hiç bitmek tükenmek bilmezdi. İlkbaharda koyun kuzu düşerdi yollara. Aslında ailesi pek hoşlanmazdı bu konargöçer yaşamdan. Şikâyet ederlerdi hep, her yıl tekrar edilen bu yayla göçlerinden usandıklarını çok yorulduklarını söylerlerdi. Onlar için dağlar yalnızlık, dağlar meşakkat, dağlar çileye açılan kapı demekti o yıllarda. Çocukluğumun anneannesi bu hanımın aile çevresinde ve bu Çepni köyünde sözü dinlenilir, emirleri dilekleri yerine getirilir tavsiyelerine uyulurdu. Başka bir yeri, başka bir saygınlığı vardı.</span><!--more--><br />
<span style="font-family: Verdana; color: black"> İlkbaharda iki yüz civarında koyun- kuzu ve elli kadar sığır ve yine at-katırdan oluşan göç kervanını alır düşerdi yollara. Bir ay kadar sürecek bu yolculuk sırasında her yıl konaklanan yerler tek tek ziyaret edilirdi. Bazen bir hafta bazen on beş gün kalınırdı her bir konaklama yerinde. Yolculuk üç bin metre yüksekliği göğüsleyen Karagöl dağlarına, Bozattaşı obasında son bulurdu. Karagöl obaları, onun macera ve çile dolu yaşamının önemli bir parçası haline gelmiş, bu konargöçer yaşamın olmazsa olmazları arasında yerini almıştı. Çok güçlü bir yapısı demir gibi bir iradesi olduğunu yıllar sonra yaşama dair tecrübem arttıkça idrak edebilmiştim. Ben rahmetlinin ölümü hariç hiç hastalandığına şahit olmadım. Tabiatın ona çok şey öğrettiğine şahit oldum. Kendisinden, içinde bulunduğu koşullarda yaşamak için uygulamalarından öğrendiğim bir sürü şey olduğunun farkındayım artık. Ondan öğrendiklerimle bir zehirlenme hadisesinde kendi yaşamımı kurtardım bir seferinde. Merhamet en önde gelen vasfı olup o demir gibi duruşun arkasında çok yufka bir yüreğin olduğunu onu yakından tanıyanlar çok iyi bilirlerdi. Çok dindar görünmesine karşın dini vecibeleri üzerinde çok titiz bir şekilde durduğuna dair bende kalan çok şey yok.<br />
Çalışmak ve üretmek onun yegâne amacıydı. Tek harf, tek kelime okuma yazma bilmez, ama dinlemeyi çok severdi. Engin bir tabiat sevgisine sahipti. Hangi bitkinin yendiğini hangisinin yenmediğini ve doğada hangi zamanlarda çıktığını hangisinden ne tür yemekler yapıldığını ondan daha iyi kimse bilmez, hiç gitmediği düzlüklerde pülbürüm ısırganının çıkmış olabileceğini bilir bizi toplamaya gönderirdi. Doğanın cömertliğinden faydalanmasını bilir, sırası geldikçe soframıza bir yemek çeşidi daha eklerdi. Neredeyse hiç yanılma payı olmayan bu yaşlı insan bunca yılın tecrübesiyle tabiatı iyi tahlil eder, adeta havayı koklar gökyüzünde hiç bulut yokken bile yağmurun yağabileceğini söyler, bağlakta kesip kuruttuğumuz otlar ıslanmasınlar diye bize büyük muşambalarla üstlerini örttürürdü. Ne çok kızardım ona ilk yağmur damlaları yere düşünceye kadar. İlkbaharda karların çekilmesiyle doğaya salınan hayvanlar yeni çıkan bazı ot türlerinden zehirlenirlerdi. Bu zehirlenmeler obada bulunan başka sürü sahipleri için öldürücü olmasına karşın, onun sürüsünden bu sebeple kolay kolay bir eksilme olmazdı. Bu zehirlenmeleri tedavi edebilecek kadar yerel bilgiye sahipti. Mesela o zehirlenmesinden dolayı mide florası değişen ya da ölüm derecesine gelen bir kuzuyu toprağa beler ölümüne mani olurdu. Sürüsünde her hayvanın kendisi ya da bizler tarafında verilmiş bir ismi vardı. Koyunların kuzuların hep bir ismi olur, seslendiklerinde koşar gelirlerdi. Hepsi onun için çok tanıdıktı.<br />
Sürüde hangi kuzunun hangi koyuna ait olduğunu ve o aileye mensup kaç tane yetişkin birey olduğunu hiç yanılgı payı olmaksızın bilirdi. Kaç tanesinin halen sürünün içinde olduğunu ve kaç tanesinin satılmış olduğunu da adı gibi bilirdi. Bu hayvanların kesimlik (kasaplık) gitmesine gönlü asla razı gelmezdi. Bazen satılmasına ihtiyaç duyulan hayvanları satarken sorardı celeplere kesimlikli mayalık mı alıyorsunuz diye. Kesimlik derlerse pazarlık o anda biter kaç para verirlerse versinler satmaktan vazgeçerdi. Hayvanlarının kesilmeye gitmesine bir türlü gönlü razı gelmezdi. Bu yüzden sürümüzde ya da sığırlar arasında yaşlılıktan ölen hayvanlarımız olduğunu hatırlarım. Sık olmasa da kaybettiğimiz kendiliğinden ölen hayvanlarımız için uzun süre keyfi kaçar üzülürdü.</span></p>
<p>Onun için bu dağların yaşam demek olduğunu ömür demek olduğunu ve en önemlisi teselli demek olduğunu çok sonraları öğrenecektim. Ata binerdi bazen, ama atı yormaktan çekinir ölçüyü kaçırmazdı hiç, o uzun yolculuklarımız sırasında, mümkünse yaya yürümeyi tercih eder asla arabaya binmezdi. Dalga geçerdi gâvur icadı(!) o arabalara binenlerle. Alışkanlıklarını çok sever onları sık sık değiştirmezdi. Hatta bir seferinde arazi anlaşmazlığı yüzünden mahkemeye çağrılmış, arabaya binmediği için iki gün süren bir yaya yolculuktan sonra elleri hediye dolu olarak kasabadan dönmüştü. Parayı çok benimsemez ama insan yaşamdaki önemini bilir eline geçtikçe harcamaktan sakınırdı.  Seferberlik zamanlarını anımsar, açlık dönemlerini uzun süre yaşadığından söz ederdi. Böyle durumların yeniden yaşanabileceğini düşünür zor günler için tutumlu olmak gerektiğini öğütlerdi hepimize. Saat dili bilmediği gibi paranın dilini de bilmez banknotların büyük olanlarını daha sıkı korurdu. Çok gülmez, hatta çok gülmeyi biraz hafiflik sayardı. Çocukluk işte vara yoğa neşelenir basardık arada bir kahkahayı. Çok sinirlenirdi bize. Bir gün kendisine bu sinirliliğinin sebebini sordum. Neden kızıyorsun bize hep dedim. Anlattı o zaman. Bak oğul akşam radyodan ajansları dinledim. Kıbrıs’ta bir gemimiz içinde onca can ile battı hem de yanlışlıkla kendi uçaklarımız tarafından vurularak battı. Rumlar dersen çok acımasız, çoluk çocuk demeden katleder durur soydaşlarımızı dedi. İçindeki onu kavuran acıyı gözlerinden akan iki damla yaş daha anlamlı kılmıştı. Uzun süre hiç konuşmadan yürüdük. Sonra yeniden başladı söze. Bak oğul artık büyüdün ne konuştuğumu anlayacak yaşa geldin. Ülkemiz savaş halinde ve siz ağlanacak halinize gülüyorsunuz, bu biraz ayıp olmuyor mu dedi. Ben ve kuzenlerim birlikte çıkardık yaylaya ve birlikte oynardık. Meselenin bu yanını hiç düşünmemiştim kendi adıma Mahcup bir şekilde gözlerine özür dilercesine baktım. Parmaklarını rüzgâr dokunmuşçasına saçlarımda dolaştırıp omzuma dokundu. Bütün üzüntün bumu anneanne dedim. Bu durum üzülmem için yeterde artar bile. Düşün şimdi, evimizi birisi zorla almaya kalkıyor. Bir gece yarısı dalıp içeri önüne geleni asıp kesiyor siz sabıları bile öldürüyor. Kıbrıs’ta olup bitenin de bundan farkı yoktur dedi. İlerlemiş yaşına rağmen çok hızlı yürüyor ona yetişmekte zorlanıyordum. Hızını kesmesin diye peştamalının etek kısmını sol yandan kaldırmış muska şeklinde belinde toplamıştı. Koşup elini tuttum. Parmaklarımı avuçlarında sıkıca kavradı. Bu iş böyle olmaz dedi. Gerekirse, ihtiyaç olursa bırakıp her şeyi bende giderim cepheye, ama kimseye kulluk yapamayız bundan sonra dedi. Ama savaş yokken de sen yine hep üzüntülüydün dedim. Dur o zaman oturalım dedi.<br />
Güneş tam tepemizde ve hava çok sıcaktı. Bulunduğumuz yer Karadeniz’in üç bin metre yükseğinde ottan başka bitkinin yetişmediği bir ortamdı. Bizi sıcaktan koruyacak serinlik oluşturacak tek bir ağaç bile yoktu. Bu yükseklikte ağaç yetişmeyeceğini o zamanlar bilmez, yayla evimizin avlusuna yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini dikerdim. Düzenli olarak sular topraktan çıktıklarını görürdüm ama birkaç gün sonra yok olurlardı. Bu meyve fidanlarımı kargaların yediğini düşünür onlara düşman kesilir nerede görsem arkasına taş savururdum.</p>
<p>Çevreye söyle bir bakınıp yan tarafına gölge düşmüş kocaman bir kayayı işaret etti. Hadi orada yiyelim serin olur taşın gölgesi dedi. Birlikte gösterdiği yere geçtik. Beline bir bezle sardığı çıkını çıkarıp içinden peynir ve saç üzerinde pişmiş kıpkırmızı ekmeği çıkardı Seçtiği düz bir taşın üzerine sofra kurarcasına yaydı yiyeceklerimizi. Birlikte karnımızı doyurduk. Yemek yerken konuşulmasını pek sevmezdi. O yüzden sessizce bitirdik yemeğimizi.<br />
Biraz dinlenelim sana neden bu kadar hüzünlü olduğumu anlatayım dedi. Oğul sizin anneniz dahil ben yedi tane kızımı verdim bu kara toprağa, sadece sizin anneniz evlenebildi ve çocukları oldu. Diğerleri gelinlik kız ya da daha küçükken teker teker ayrıldılar bu dünyadan. O günden sonra da hiç bir yere sığamaz hiç bir yerde duramaz oldum. Kendimi işe verdim. Dağlara vurdum. Gençliğimizde çok çalıştık, şükür karnımızı doyuracak her bişeyimiz vardır lakin cana gelmiştir oğul. Her giden evladım kapanmaz bir delik açtı yüreğimde. Gülmemem, gülememem ondandır dedi. Şimdiyse savaş başladı günahsız insanlar katlediliyor. Sizin yaşınızdaki çocuklar, bebeler öldürülüyor. Annelerin gönlü yaslı gözü yaşlı, bu yürek hepten kalbura döndü dedi. Çok hislendim, kötü şeyler olduğunu sezinledim, anlamaya çalıştım. Eliyle yanağımı okşayıp alışacaksın bunlara, bunlar yaşamın içinde hep var dedi. Ölenle ölünmüyor, asıl yaşam biz geride kalanlar için zorlaşıyor. Kaybettiklerimizi her hatırladığında hep üzüleceksin, üzüntüde sevinçte bizi insan yapan yanımızdır dedi. Kayanın siperinden kafasını kaldırıp kısık gözlerle güneşe baktı, sanırım günün vaktini kestirmeye çalışıyordu. Vallahi geç kaldık yolumuz hayli uzun dedi. Aceleyle ayağa kalkıp elini uzattı yerden kalkmam için. Küçük parmaklarımla elini kavradım ve uzun süre bırakmadım. Mademki bu kadar şeyi anlatmıştı, birde hikâye anlatmalı diye düşündüm. Hüzünlüydü, ama yüzünde paylaşmanın verdiği belirgin bir dinginlik bir rahatlama açıkça görülüyordu. Bir hikâye anlat nolur dedim. Ben hikâye bilmem, en azından bildiklerim çocuklara göre değildir dedi. Israr ettim avucundan elimi bırakıp aynı eliyle saçlarımı okşadı. Peki, üzülme ama sevmezsen bana suç bulma dedi. Sen anlat ben severim dedim. Bak o zaman bu bildiğin hikâyelerden değil, belki de sevmezsin dedi. Onu dinlemek için sabırsızlandığımı görünce biraz üzerime eğilip bir türküye bir ağıta başladı. Çok şaşırmıştım. Ama dedim elini dudak hizasına kaldırıp bir sus işareti yaptı bana. Çok içten söylüyordu.  Sonuna kadar dinledim söylediği onu. Sonra sustu, bir süre daha yürüdük. Evet, bu türkünün hikâyesini anlatacağım sana ama aklında kalıp kalmadığına bakmam lazım önce dedi. Ben türkünün aklımda kalan bölümünü ona dilden söyledim.</p>
<p>Adaköy Deresi taşmış geliyor.<br />
Emine’m gırandan aşmış, geliyor.<br />
Sallanı sallanı bir hoş geliyor.<br />
Emine’m Emine’m yaylalar guşu<br />
Ne yapalım Emine’m mevlânın işi<br />
Emine’m Emine’m aslan Emine’m<br />
Gel otur dizime yaslan Emine’m<br />
Abdal’ın üstünde üç gece gezdim.<br />
Dayım Ali Beyden hileler sezdim.<br />
Alın Emine’yi canımdan bezdim.<br />
Emine’m Emine’m yaylalar guşu<br />
Ne yapalım Emine’m mevlânın işi<br />
Emine’m Emine’m aslan Emine’m<br />
Gel otur dizime yaslan Emine’m</p>
<p>Oğlum bu türküde geçen Emine, güzel bir köylü kızıdır. Bostanlı köyünden Büyükada köyüne gelin gider. Gider ama güzelliği dillere destan olur. Her yanda Emine’nin güzelliği konuşulur olmuştur, bu yüzden her gün başına bir şey gelmektedir. Kıskançlık ve dedikodular nedeniyle sonunda garibimin evlilik yaşamı yıkılır dedi. Neden ki noldu Emine’ye dedim<br />
Bu gelini baba ocağına gelip gitmelerinde kaçırmayı başarmış adaköylüler. Emine, Adaköylülere ayak dirermiş. Onlarla gitmek istememiş. Yolda izde ne gördüyse sarılmış direnmiş uzun süre. Tuttuğu fındık dallarını pala bıçaklarla kesip onu zorla, sürükleyerek götürürlermiş. O zamanlar, eskilerin anlatmasına göre, savaşlardan olsun, merkezi otorite zayıflığından türeyen şakilerden olsun, kadın ve kızlardan bazılarını zorla dağa kıra kaldırıp eğlenilirmiş. ‘Kır karısı’ lafı da bundan gelir&#8230; Kocası Alcanu Aziz, garibanmış; bu durumu mecbur kabullenmiş, yani Adaköylülerin namından korkup sahip çıkamamış kör olasıca karısına, sineye çekmiş. Gelin, bir zaman sonra, baba ocağına komşu olan Adaköy’den uzaklaştırılmak amacıyla Ordu merkeze bağlı bir köydeki çobanın peşine katılmış. Neticede son gittiği yerdeki çobanın yaşlı ağası dulmuş. Emine’nin güzelliği ve hizmeti ağanın hoşuna gidermiş ve nihayet bu evin sahibi Emine’ye sormuş. Bu adam (çoban) neyin nesi, ben seni alsam bana varır mısın? O da kabul etmiş ve hizmetkâr vardığı evin hanımı olmuş. Orada ağanın çocuklarını kendi çocukları gibi büyütmüş; fakat kendi hızanı olmamış ve sonradan baba ocağıyla yeniden görüşmeye başlamış. Çünkü kırlarda çok gezdiğinden dolayı ailesi utanırmış. Ordu’daki ailesinin hâli vakti yerinde olunca, işleri de çekip çevirmiş; adamı da ondan yaşlı olduğundan hep ona kalmış işler. Kendi torunlarıyla baba ocağındaki kuzenler arasında zamanla evlilikler yapılmış…”</p>
<p>İşte böyle oğul dedi. Bak Emine’nin yaşam hikâyesi de bu türküde yıllardır söylenip durur, her yerde bir başka şekilde söylerler ama asıl hikâye hiç değişmez dedi. Güneş dağlara son kızıllığını bırakmış bizim bulunduğumuz çimenler üstüne gölgeler düşmüştü bile. Yanağına bir öpücük kondurdum ve o anda yüzünün aydınlandığını gülümsediğini gördüm. Ne zaman onu hatırlasam o yaylaya düşe yolum kulaklarımda o sert duruşlu kadife yürekli bilge kadının sesi yankılanıp durur<br />
Rıfat Gürsoy<o:p></o:p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serefli.org/serefli-koyu-dernegi/yasanan-bir-oyku-rifat-gursoy-bozat-belediye-baskani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
